Bakan Akar: 103 silah arkadaşımız, mesai arkadaşımız hayatını kaybetti

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Hatay Serinyol’daki Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Lojistik Destek Üssü’nde yapılan Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’nda gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin büyük bir felakete neden olduğunu anımsatan Akar, felaketin ardından devlet kurumlarının ciddi şekilde vaziyet aldığını ve devlet-millete el ele tek yürek mücadele yürütmeye devam ettiğini bildirdi.

Yaşananlardan ötürü acılarının büyük, üzüntülerinin derin olduğunu ifade eden Akar, şöyle konuştu:

“O gece saat 04.30 ila 05.00 arasında çok yoğun bir faaliyetimiz oldu. Hem durumu öğrenmek için astlarımızla özellikle Malatya’daki 2. Ordu Komutanımız ile yaptığımız görüşmeler oldu. Bunların hepsini süratli bir şekilde derledik, toparladık. O anda bize gelen bilgiler çerçevesinde Hatay Antakya’da bir binanın çöktüğü, 3 askerimizin şehit olduğu haberini aldık. Bu konularla alakalı bilgi almaya devam ederken, ilk bilgi olarak da süratle Sayın Cumhurbaşkanı’mızı aradık. Saat takriben 05.10 civarındaydı. Sayın Cumhurbaşkanı’mız telefona hemen cevap verdiler. Kendilerine toplayabildiğimiz bilgileri arz ettik. Genelkurmay Başkanımız ve Kuvvet Komutanlarımız ile bölgeye gitmek için hazırlık yaptığımızı kendilerine arz ettik. Bütün birliklerimizin de bu konuda sefer edilmesini uygun buldular. Ondan sonra da bu süreç başladı.”

– “Tüm imkanlarını seferber etmeleri emrini verdik”

Depremin ardından kriz merkezlerinin aktif hale geldiğini, birliklerin, uçakların, gemilerin ve Türk Silahlı Kuvvetler İnsani Yardım Tugayı’nda arama-kurtarma konusunda uzman personeli saat 04.30’da seferber ettiklerini vurgulayan Akar, şu bilgileri verdi:

“Saat 11.00 civarında İncirlik’e vasıl olduk. Burada çeşitli zorluklar vardı. Birincisi son derece olumsuz hava şartları vardı. Bazı bölgelerde kar bazı bölgelerde yağmur söz konusuydu. Ayrıca, Hatay özelinde havaalanı pistinin depremden zarar gördüğü ve uçuşlara kapandığı bilgisi de işlerimizi zorlaştırdı. Hatay’a gelemedik, İncirlik’e inmek zorunda kaldık. İncirlik’e indikten sonra da helikopter kullanamadık. Burada Amanoslar’ın geçilmesinin mümkün olmadığını pilotlarımız bize rapor ettiler. Dolayısıyla biz kara yolunu kullanmak zorunda kaldık. Kara yolunda ise Belen bölgesinde felakete uğrayan vatandaşlarımızla belirli bir süre kalmak zorunda kaldık. Bizim bu çerçevedeki faaliyetlerimiz özet olarak saat 04.30’dan itibaren başladı. Bütün birliklerimiz o andan itibaren vatandaşlarımızın yanına koştu. Deprem bölgesinin askeri anlamda sorumluluğuna sahip olan 2. Ordu Komutanımız saat 04.45-04.50 civarında makamındaydı. Süratle birliklerden, personelin durumuyla ilgili tekmil aldı. Ulaşabildiği bilgileri derleyip, toparladı.

Karargahtan bir grup teşkil etmek suretiyle saat 05.45’te enkazdaki vatandaşlara yardımcı olmak için çalışmalara başladılar. 2. Ordu Komutanımız ile konuşmamızda valiler ve kaymakamlarla temasa geçmelerini ve koordineli bir şekilde tüm imkanlarını seferber etmeleri emrini vermiştik. Arkadaşımız zaten beklemeden bu emri birliklerine vermişti. Dolayısıyla arkadaşlarımız ilk andan itibaren felaketle ilgili konulara vaziyet ettiler. Saat 06.17’de 2. Ordu İstikam Alayımızın personeli Malatya Yeşilyurt’ta 8’i sağ, 3’ü vefat etmiş 11 vatandaşımızı enkazdan çıkardılar.”

– “Uçaklar riskleri göze alarak muharebe kalkışı yaptı”

Bakan Akar, Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığının afetin hemen ardından aldığı tedbirler ve yaptığı çalışmaların resmi kayıtlarda yer aldığına dikkati çekerek, “Mehmetçiğin geç çıkması asla söz konusu olmadığı gibi, geri çağırılması da kesinlikle söz konusu değil. Böyle bir şey düşünülemez. Arkadaşlarımız duruma süratle vaziyet ediyorlar ve ellerindeki imkanları seferber ediyorlar. Valilikler ve AFAD ile koordineli yapılması gerekli ne varsa ilk andan itibaren yaptılar, bugün de yapmaya devam ediyorlar. Bundan hiç şüphe yok. Bunun dışında söylenenlerin hepsi ya bilgi noksanlığından ya da art niyetten kaynaklı. Bu söylediklerimizin hepsi resmi olarak ceridelerimizde söz konusu olan konular.” şeklinde konuştu.

“Doğal Afet Arama-Kurtarma timlerimizi saat 04.30’da seferber ettik. Uçaklarımızı seferber ettik, gemilerimizi seferber ettik.” ifadelerini kullanan Akar, şöyle devam etti:

“Saat 07.00’de bizim ambulans uçağımız pist başındaydı. A400M’ler var. AFAD personelinin Ankara, İzmir ve İstanbul’dan taşınması için talep ettikleri. Onlar da Kayseri’den saat 07.00’de hazır oldu ama kar yağışı nedeniyle pist müsait değildi. O şartlarda kalkış yapılmaması lazım. Fakat olayın aciliyeti nedeniyle bazı riskleri göze alarak muharebe kalkışı yapmak suretiyle saat 08.00 civarında üç A400M uçağımız Ankara, İzmir ve İstanbul’a kalkış yaptı. Bunun dışında, İskenderun’da saat 08.00’de Sahil ve Eda apartmanlarında 26 depremzede vatandaşımız enkazdan sağ olarak Mehmetçik tarafından kurtarıldı.”

Bakan Akar, Milli Savunma Bakanlığının afetlere müdahale çalışmalarının güçlendirilmesi yönündeki çalışmalara da değinerek, şunları söyledi:

“Burada aldığımız tedbirlerin daha etkin olması için gereken neyse bunlar yapılacak. Mehmetçik tedbirlerini aldı ve yoğun bir şekilde intikaller başladı. Örneğin Nurdağı gibi asker olmayan yerler vardı. Oraya Gaziantep’ten birlik sevk edildi. Kıbrıs’tan, Gelibolu’dan, Kars’tan birlikler geldi. En önemli unsurumuz, Türk Silahlı Kuvvetler İnsani Yardım Tugayı’ndaki arama-kurtarma timlerimiz. Burada 34 timimiz bulunuyor. Bu timlerin eğitimli köpeklerini var, tüm bunları süratle bölgeye sevk ettik. Bununla birlikte ilave güç olarak 23 istikam kurtarma timini de bölgeye gönderdik.”

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgede hava koridoru oluşturulduğunu belirterek, “Bir ayda 6 bin 320 sortimiz var. Hava Kuvvetlerimizin normal şartlarda ulaştırma sortisi olarak 6 bin 500 sortiyi bir yılda yaptığını düşünürsek, bizim ne kadar yoğun çalıştığımız ortaya çıkacaktır.” dedi.

Bakan Akar, Hatay Serinyol’daki Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Lojistik Destek Üssü’nde yapılan Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’nda gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

Hava Kuvvetlerinin inşaat taburlarını “taşıma ve arama kurtarmada yardımcı olabilirler” düşüncesiyle deprem bölgesine sevk ettiklerini belirten Akar, “Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde, Bakanlık bünyesinde arama kurtarmayla, depremle mücadeleyle alakalı kimler varsa bunları ilk andan itibaren seferber ettik. Gözden kaçmasın, Türk Silahlı Kuvvetleri insani yardım tırlarıyla saat 04.30’da alarm verildi. Dolayısıyla 04.30’dan itibaren arkadaşlarımız duruma vaziyet etmek için gayretlerini sürdürdüler ve en kısa zamanda bölgeye ulaşmak için çalıştılar.” şeklinde konuştu.

Bu çalışmaları da yeterli görmediklerini anlatan Akar, bütün imkanları seferber etmek manasında fabrikalardaki teknik personel ve işçilerden de 80 arama kurtarma timi oluşturduklarını söyledi. Bakan Akar, “Yapılan bu çalışmalarla enkazdaki 2 bin 784 vatandaşa ulaştık. 327 vatandaşa sağ ulaştık, 2 bin 457 vatandaşın da cenazesine ulaştık. Dolayısıyla bizim oradaki faaliyetlerimizi bu şekilde görmek lazım. Türk Silahlı Kuvvetlerinin arama kurtarmayla ilgili, depremle mücadeleyle ilgili ne kadar imkan ve kabiliyeti varsa bunların hepsi seferber edildi. Kıbrıs dahil.” bilgisini verdi.

– “Elimizdeki bütün imkanları da seferber ettik”

Akar, “Türk Silahlı Kuvvetleri dünyanın en büyük ordularından biri. Depremde TSK’nın lojistik imkanlarını tam anlamıyla kullanabildiniz mi?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Bu deprem döneminde 35 ve 36 günde dahi terörle mücadelemiz aralıksız devam etti, ediyor. Hudut güvenliğimiz devam ediyor. Semalarımızda ve denizlerimizdeki hak ve menfaatlerimizin korunmasıyla ilgili hava ve deniz kuvvetlerimizin faaliyetleri devam ediyor. Ayrıca Somali başta olmak üzere Libya’da, Azerbaycan’daki görevlerimiz devam ediyor. Bunun bu şekilde düşünülmesi lazım. Bu çerçevede, hal böyleyken elimizdeki bütün imkanları da seferber ettik. Bizim bu yaptığımız işlerden birincisi hava köprüsünün teşkili, ikincisi deniz seyir imkanının sağlanması. Bu manada biz 65 uçağa kadar sayımızı çıkardık. Yurt dışından gelen bazı dost ve müttefik ülkelerin katkılarıyla 65 uçak, 71 helikopterle ciddi bir hava köprüsü sağlamak suretiyle arama kurtarma ekiplerinin malzemesiyle birlikte bölgeye intikalini sağladık. Hava alanları, başlangıçta Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş kapalı olmaktan dolayı bunlar İncirlik’te toplandılar. İncirlik’ten bunları ilk fırsatta hava şartları müsaade ettiğinde helikopterle bölgele gönderme fırsatı bulduk.”

TİHA ve İHA’ları da kullandıklarını dile getiren Akar, Göktürk Uydusu’ndan aldıkları fotoğrafları Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı başta olmak üzere ilgili Bakanlık ve birimlerle paylaşarak olayları olabildiğince yakından takip etme fırsatı bulduklarını ifade etti.

Bakan Akar, “Bir ayda 6 bin 320 sortimiz var. Hava Kuvvetlerimizin normal şartlarda ulaştırma sortisi olarak 6 bin 500 sortiyi bir yılda yaptığını düşünürsek, bizim ne kadar yoğun çalıştığımız ortaya çıkacaktır.” dedi.

Bu süreçte deprem bölgesinden başka illere 21 bin civarında vatandaşın tahliye edildiğini aktaran Akar, uçaklarla, personel ve malzemenin öncelikle İncirlik’e geldiğini, AFAD ve valilikle yapılan planlamalar çerçevesinde oradaki malzemeyi ve personeli 12 ilde, toplam 32 ilçede 311 köye naklettiklerini bildirdi.

Akar, vatandaşın memnuniyetinin oradaki personele, Mehmetçiğe çok ciddi şekilde moral ve motivasyon olduğunu vurguladı.

– “103 silah arkadaşımız, mesai arkadaşımız hayatını kaybetti”

Milli Savunma Bakanlığı personelinin depremden etkilenmesine ilişkin soru üzerine Akar, kendi personellerinden de ciddi şekilde depreme maruz kalanlar ve kayıplar olduğunu söyledi.

Kışladaki binanın zarar görmesinden dolayı 3 Mehmetçiğin şehit olduğunu dile getiren Akar, bir Mehmetçiğin de yaralı olarak kaldırıldığı hastanede şehit düştüğünü vurguladı.

“Diğer bölgelerdekilerle birlikte toplam 103 personelimiz, silah arkadaşımız, mesai arkadaşımız hayatını kaybetti.” diyen Akar, yaklaşık 70 yaralıdan 62’sinin taburcu olduğunu, personelin 3 bin 695 yakınının da bir şekilde bu depremlerden olumsuz etkilendiği bilgisini verdi.

Kayıpları olanlar ya da bizzat depremi yaşayanların bu şoku süratle atlatarak hemen görevlerinin başına döndüğüne işaret eden Akar, şunları kaydetti:

“Diğer bölgelerde askerlik görevi yapmakta olan personelimiz arasında subay, astsubay, uzmanlardan veya mükelleflerden toplam 16 bin kişiye süratle sıla izni vermek suretiyle bir an önce anneleri, babaları, yakınlarının yanına gidip onların da buradaki çalışmalara katılmaları imkanını sağladık. Ayrıca deprem bölgesinden celpler vardı, askerlik görevini yapmak üzere mart ve nisanda gitmesi gerekenler vardı onları da gerekli tedbirleri almak suretiyle mayıs ayına erteledik ve bu şekilde olabildiğince buradaki külfeti, sıkıntıyı personelimiz nezdinde hafifletmeye gayret gösterdik.”

Bakan Akar, “Deprem bölgesi aynı zamanda Türkiye’nin güney sınırı dolayısıyla burada Türk Silahlı Kuvvetleri aynı zamanda sınır güvenliğimizi de temin etmek üzere görev yapıyor. Sınır güvenliği konusunda deprem sürecinde bir sorun oluştu mu? Sınırlarımıza ya da bölgedeki Silahlı Kuvvetlerine ilişkin herhangi bir saldırı söz konusu oldu mu bu süreçte?” sorusuna şu cevabı verdi:

“Hudut konusu zaman zaman gündeme gelmekte. Bilgi sahibi olmayanların yorumlarıyla karşı karşıya kalmaktayız. ‘Hudut namustur’ anlayışıyla Mehmetçik gerçekten gece gündüz demeden, büyük bir fedakarlık ve kahramanlıkla hudutlarımızı korumaktadır ve korumaya devam etmektedir. Şunu da söylemek lazım, en ileri teknolojiye sahip araçların da kullanılmasıyla hudutlarımız gerçekten Cumhuriyet tarihimizin en yoğun şekilde birlik ve malzeme olarak korunduğu, kollandığı, kontrol edildiği bir dönem yaşıyoruz. Bundan emin olabilirsiniz. Bu dönemde de yaptığımız bu çalışmalar çerçevesinde, herhangi bir şekilde Suriye tarafından Türkiye’ye doğru herhangi bir şekilde geçiş, herhangi mülteci akını vesaire asla söz konusu olmadı, böyle bir şey söz konusu değil. Zaten bu bölge yoğun bir şekilde kontrol edilmekte fakat bu depremle birlikte böyle bir tezviratın çıkmasına müteakip biz her şeye rağmen hududu bir kez daha kontrol ettik, oradaki bizim askeri ve sivil yetkililerle konuştuk, valilerle, kaymakamlarla oradaki gümrük muhafaza yetkilileriyle ve bizim hudut birliklerimizdeki bölük, tabur ve alay komutanlarımızla görüştük. Böyle bir şey asla söz konusu değil. Bunları da yine bir kısım basında paylaştık.”

– “Hudutlarımız her zamankinden çok daha yoğun ve dikkatli bir şekilde kontrol altında”

Bakan Akar, Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin bir kısmının depremde ailesini, evini, işini kaybettiğini ve büyük sıkıntı yaşadıklarını anımsattı.

Depremden etkilenen bazı Suriyelilerin kendi istekleriyle, gönüllü ve güvenli bir şekilde dönmeyi arzu ettiklerini dile getiren Akar, tamamen yasal yollarla gümrük kapılardan geçmek suretiyle kayıtlı bir şekilde Türkiye’den ayrıldıklarını anlattı.

Şu an 56 bin civarında Suriyelinin bölgeden çıkış yaparak Suriye’ye geçtiği bilgisini veren Akar, “Herhangi şekilde mülteci girişi asla söz konusu değil. Hudutlarımız her zamankinden çok daha yoğun ve dikkatli bir şekilde kontrol altında. Herhangi bir şekilde zaten böyle kaçak bir girişe de hudutlarımıza izin vermeyeceğimiz açıktır.” diye konuştu.

Bakan Akar, “Güvenlik boyutu itibarıyla PKK, YPG terör örgütünün sınırlardan bu bir aylık süre zarfında Türkiye topraklarına Türk Silahlı Kuvvetlerine dönük saldırıları gerçekleşti mi?” sorusu üzerine şöyle konuştu:

“Bizim hudutlardaki birinci görevimiz hudutlarımızın güvenliğini sağlamak, 85 milyonun rahat ve huzurunu sağlamak. Bunun için görev yapıyoruz. Bu manada hudutlarımız da bizim terörle mücadele, Irak’taki yaptığımız operasyonlar, Suriye’deki yaptığımız operasyonlar da aralıksız devam ediyor. Bu yaptığımız faaliyetler çerçevesinde en son bu depremle birlikte maalesef bazı saldırılar da oldu. Mücadelemiz devam etti, orada bir saldırı oldu bu saldırıya karşı biz elimizden gelen karşılığı anında verdik. 6 Şubat’tan itibaren özetlemek gerekirse 8 taciz ve saldırı oldu.”

Bu saldırıların ilkinin birinci gün olduğuna işaret eden Akar, “Herhangi bir saldırıya bizim sessiz kalmamız asla söz konusu değil. Hakkımızı, hukukumuzu korumak, güvenliğimizi sağlamak bakımından gereken neyse yaptık, yapıyoruz. Bu dönemde de bu yapılan 8 taciz ve saldırıya karşı gerekli karşılık verildi ve 53 terörist etkisiz hale getirildi.” diye konuştu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir